Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2013

Sigarayı Bıraktım Misler Gibi Kokuyorum


Bugün tam 60 gün olmuş. Kendimi kutluyorum darısı devam edenlerin başına.

Ben bırakırken çok zorlanmadım hatta bu kadar kolay olmasına bende şaşırdım diyebilirim çünkü son 1-2 yıldır günde 1-1,5 paketi gördüğüm günler oluyordu. İçerken bile bunu birisine söylemek rahatsızlık vericiydi 10 içen 5 der zaten 1 paket içen 10-15, bayanların yaşı gibi hep azdır o sigara sayısı.

1 günde bıraktım. Sabah kalktım 1 sigara yaktım ve tamam dedim bu son. Kalktım paketi çöpe attım ve bu sayfayı kapattım. Kolay bıraktım diyorum ama bu 4. denemem. Diğer denemelerde hep pes etttim 21 günden uzun süren olmamıştı hatta inda da yanlış hatırlamıyorsam azaltma yöntemini denemiştim.

Neler değişiyor peki biraz da onlardan bahsedeyim. Bizlerin en can alıcı korkusu kilo almak. Açıkçası çok uzun bir süre sadece kilo alma korkusunu bahane ettim kendime oeki gerçek ne? Bıraktığımdan beri 2 kilo ben hiç bir ekstra çaba harcamadan gitti. Çünkü artık sigaranın yanında birşeyler içmek için ekstra kalori almıyorum, bol bol su içiyorum, ağzımdaki tadı geçirmek için birşeyler atıştıriyormuşum bunu farkettim artık o tarz ekstra şeyleri canım istemiyor. İlk birkaç gün metabolizma yavaşlayınca biraz panik oluyor insan ama devam edin 2 haftanızda bol su ile düzene giriyorsunuz. 
Akşamları en çok sigara içtiğim zamanlardı bu yüzden ilk iki hafta tv ya da bilgisayar karşısında vakit geçirmek yetine açık havada yürüyüş yapmayı tercih ettim bu da oldukça faydalı oldu diyebilirim.

Bu arada yemeklerin tatları daha da güzel olmadı yani ben bir farklılık hissetmedim. Hiç bir yemeği off ne güzelmiş aslında tadı bur tabak saha alayım diye övmedim. Aksine mesela ice tea'nin ve kolanın tadı eskisi kadar güzel gelmiyor.

Bu arada sigarayı bırakırken Anadolu Hastahanesinin aşağıdaki programını kullandım. Kendim gün saymıyorum çünkü buileride ben şu kadar gün bıraktım sigarayı diyeceğim birşey değil, sina erecek bir dönem değil. Kendinizi ömür biyu hiç içmeyecek miyim baskısına dasokmayın sadece her sabah o gün sigara içmemeyi tercih edin.

Umarım bırakmak zorunda kalmaz kendi isteğinizle geç olmadan bırakırsınız.





28 Eylül 2012

Dedektif Kozmetik Araştırmasında:Wella Pro Series 2 Phase Spray

Herkese merhabalar :))Bundan sonra kozmetik denemeleri,yeni çıkan ürünler gibi konuları Dedektif Kozmetik Araştırmasında başlığıyla sizlerle paylaşıyor olacağım.

Sizlere bugün gördüğüm yeni bir üründen bahsetmek istiyorum.Wella Pro Series'in Heat&Shine çift fazlı spray bakım ürünü...

Biraz konu dışına çıkıyor olacağım ama yarın itibariyle sizlere yazılarımı İstanbul'dan yazıyor olacağım.İş için İstanbula gidiyorum.Saçlarımın her gün ısıya mağruz kalması muhtemel olduğundan ısıya karşı koruyucu fön öncesi bir ürün arıyordum.Bu ürün daha standa yeni yerleşmişti.Hatta üzerinde fiyat etiketi bile yoktu:)

Aslında ilk baktığım şey mavi su oldu ancak ürünün arkasında sağlam bir firma olunca denemek şart oldu.Zaten yeni çıkan ürünlere karşı olan tutkumdan sizlere daha önce de bahsetmiştim.

Bu spray ısıya karşı koruma sağladığı gibi aynı zamanda saça parlaklık da veriyor.İçerisindeki çift fazlardan biri ısı diğeri ise parlaklık için bakım sağlıyor.

Ambalajın arkasındaki yazıyı sizlerle aynen paylaşmak istiyorum;

''Kuaförlerden ilham alınarak geliştirilen ısı&parlaklık çift fazlı sprey saçınızı şekillendirmeden doğan yıpranmalara karşı korumaya ve onarmaya yardımcıdır.Renkli faz parlaklığı korumaya yardımcı olur.Şeffaf faz ağırlaştırmayan tutuş kazandırır.Uzman şekillendirme içim profesyonellerden ilham alınmış bir dokunuş''

Yani kısacası ürünün şekillendirme etkisi de bulunuyor.

Koku  bu tarz ürünlerde benim için önemli bir etkendir.Şöyle diyim kuaförlerde sıkılan saç spreyleri gibi bir kokusu var.Ama kötülerinden değil ,güzel bir koku yani ben memnun kaldım .Hatta denemek için eve gelir gelmez saçlarımı yıkayıp kullandım bile.

Ürünü nereden bulabilirim diyenlere, ben ürünü Gratis mağazalarından aldım ,fiyatı ise 6.95 TL idi.Watsons'a da girdim ancak ürün oraya gelmemişti.

İşte bunlar da ürün görselleri.




21 Temmuz 2012

Kadınların yaprak dökümü TÜYLER !!!



Kadınlar birer çiçektir ya tüylerimiz de yapraklarımız .Ancak biz bu yaprak dökümünü gerçekten şiddetle istiyoruz değil mi? Kimimiz lazere ,kimimiz ağdaya ,kimimiz de iğneli epilasyona gidiyor.

Hepimiz forumlarda ,bloglarda bir öykü arıyoruz.Bunu düşünerek ve bu işlemlerin her birini ayrı ayrı deneyen biri olarak sizlere yardımcı olabilirim belki dedim.

LAZER EPİLASYON

Tüylerin azalmasına yardımcı faydalı bir seçenek lazer epilasyon.Şu an çoğu yerde bitene kadar gibi kampanyalar var ancak size tavsiyem bu şekilde kampanyalara kanmamanız, sebebini dezavantajları kısmında paylaşacağım ama lazer epilasyonda gerçekten üstün hizmet veren ,referanslı yerleri tercih etmeniz önemli.Kuaför,güzellik merkezi gibi yerler yerine sadece bu konuda hizmet veren ,uzmanlaşmış yerleri tercih etmelisiniz.

Diğer dikkat edilecek nokta ise makinin tipi .Etkili bir uygulama için alexanderite makine kullanan merkezleri tercih edin.IPL gibi makineler kıl köküne etki etmediği için kıllar bitmiyor.

AVANTAJLARI

Kısa sürede kalın ve siyah tüylerde büyük miktarda azalma sağlıyor.

DEZAVANTAJLARI

Açık renk tüyleri görmüyor.Açık renk dediğim tüyler tam olarak sarı olanlar değil bunu belirtmek isterim.Size göre siyah görünen ancak sert tüylere oranlara biraz daha açık tonda ve zayıf olanlardan bahsediyorum.

İlk sebepten ötürü hiçbir zaman tüyleriniz tamamı ile bitmiyor.

Yine üstteki iki sebepten ötürü bitene kadar gibi kampanyalar gerçekçi olmamakla birlikte bu tarz yerlerde uygulanan makinelerin yoğun kullanımı sonucu makineler eskiyor ve etkileri azalıyor.Belli bir süre sonra durumu farkedip tüylerinizde azalma görmezseniz tek yapabileceğiniz şey verdiğiniz paranın üzerine bir bardak soğuk su içmek olur.

Bronzlaşmış bir cilde lazer epilasyon uygulaması yapılamıyor.Bu yüzden yaz döneminden sonra cilt tonunuzun açılması için beklemek zorundasınız.

AĞDA

Kısa süreli ve acı seviyesi yüksek bir tercih.Kılların azalması konusunda bir etkisi olduğunu düşünmüyorum.Yıllar ilerledikçe göreceğiniz azalma kişinin yaşının ilerlemesi ile oluşan tüy dökülmesi durumudur.Eğer annelerinizin bacaklarına bakacak olursanız sizinkinden daha az tüy olduğunu görürsünüz.

AVANTAJLARI

Yaz kış demeden uygulanabilir.

Kılları kökünden aldığı için 1-2 gün sonra çıkan sert tüyler hissetmezsiniz.

DEZAVANTAJLARI

Oldukça acılı ve ağrılı bir işlemdir.

Bazı bölgelerde zamanla sarkmaya sebep olur.

Hassas ciltlerde aşırı kızarıklık ve iltihaplanmaya sebep olur.Bu durum yüzünden bacaklar pürüzsüz olsa dahi etek giyip dışarıya çıkma lüksünüz yoktur.

Tüyleri bitirmez.

İĞNELİ EPİLASYON

Mevcut işlemlerin en etkilisi iğneli epilasyondur.Uzun saatler harcanması sebebi ile tüylerin tamamen bitmesi uzun vakitler alsa da kesin çözümdür.Fiyat olarak lazer epilasyondan ucuz ağdadan pahalıdır.Konusunda uzman kişilerce yapılmalı çünkü iz kalma riski olan bir uygulamadır.

AVANTAJLARI

Tüyleri açık-koyu, sert-ince ayırt etmeden tamamen bitirir.

Fiyat olarak uygun .Genelde dakika başı 1-2 TL arası bir ücreti olur.

Yılın her zamanında yapılabilir.Bronzlaşmış cilde uygulanabilir.Tek dikkat edilecek nokta kabuklar düşmeden güneşlenmemek .

Her uygulama kişiye özel iğnelerle yapıldığı için hijyeniktir.

DEZAVANTAJLARI

Her ne kadar her mevsim yapılabilse de uygulamadan sonra küçük kabuklanmalar oluşabileceği için görünen bölgeleri kış aylarında yaptırmak gerekir.

Acı seviyesi kıl kalınlığına göre artış gösterebilir ancak bu acı ilk 3-4 dakikadan sonra hissedilmemektedir.

Uygulama süresi 1-2 saat gibi uzun zaman dilimleri gerektirir.







15 Temmuz 2012

Zayıflama hikayem-2 ayda 7 kilo

Merhaba bundan birkaç ay önce sizlere kampa girelim birlikte diye bir post yazmıştım.Benimle birlikte giren oldu mu bilmem .Zayıflama falan diyince hepiniz bir üşengeç oluyorsunuz.Neyse ben o tarihten beri tamı tamına 7 kilo verdim.Şimdi eğer kampa girelim birlikte dersem bir daha düşünürsünüz olur mu :))

Ne mi yaptım.Çok fazla çaba ve göstermesem de bazı şeyleri değiştirdim.

-İce tea içmeyi bıraktım.Normalde  gün içinde 1,5 litrelik iki şişe ice tea  ve 1-2 bardak diet kola tüketiyordum.Ice tea'yi büyük ölçüde bıraktım.İçeceğim zaman light ice tea içiyorum veya illa çok canım istiyorsa yarım şişe onu da su ile karıştırarak içiyorum.

-Daha çok su tüketmeye başladım.

-Gün içinde 10-15 dakikalık egzersizler yapıyorum.Etkisi olmaz diye düşünmüştüm.Hatta yaparken bir işe yaramıyor ki diye sızlanmıştım ama bir süre sonra basenlerimin eridiğini ,o yanlardaki simit dediğimiz bölgenin yok olduğunu gördüm.

-Canım sıkılınca hava almak için kısa yürüyüşler yapıyorum.Hı yapıyorum da bir yerlere oturup birşeyler de içiyorum yiyorum belki ama en azından vücut hareket ediyor.

-Akşamları ice tea ,kola veya diğer şekerli /şekersiz hazır içecekler yarine şekersiz çay ya da yeşil çay içiyorum.

İşte sadece ufak detaylarla  04.05.2012 tarihinden beri yani 2 ay gibi bir sürede tam 7 kilo verdim.Hiç zorlanmadan .Bu önerileri size vermekten çekinmiyorum çünkü bir tarif ,büyük kısıtlamalar veya sağlığı bozacak bir durum yok.Hatta olması gereken bu bence.

Bir daha ki kampımızda görüşmek üzere.

21 Haziran 2012

California Tan -Matahari Sexy Tan

Sizlere güzel şöyle janjanlı bir ürün tanıtayım dedim.Temmuzda düğüne gideceğimi söylemiştim.Elbisem kısa olduğu için süt beyaz bacaklarla ortalıkta dolanmamak adına solaryuma gidiyordum.Bugün güzellik merkezinde bir krem önerdiler solaryuma girmeden önce kullanılıyor ve bronzluğu arttıran bir ürün.Kokusu şahane mis gibi kokuyor yalnız ürünün güzel kısmına henüz gelmedim.

Solaryuma girenler bilir.Güneş ürünleri solaryumda solaryum ürünleri güneşte kullanılmaz.Ancak bu ürün kullanılıyor :)

Yani solaryuma birkaç defa gidiyorum zaten sonra kullanamam ziyan olur gibi bir şey yok güneşlenirken de kullanabiliyorsunuz.

Ürünün açıklaması ise şu şekilde;
Yasemin Özü Yasemin çiçeğinin çiçek ve yapraklarından elde edilir. Bu bileşen cilt bakımında kullanılır ve hassas ciltler için faydalıdır. Neroli Özü Bu öz cilde renk vermek ve cilt bakımında kullanılır. Patchouli Özü Bu öz gölge seven bir bitki olan ve yaygın olarak Patchouli olarak bilinen Pogostemon Cablin bitkisinin yapraklarından yapılır. Çarşaf ve giysilere koku vermek amacıyla kullanıldığı antik çağlardan beri Doğu’da çok meşhur bir bitki özüdür. Halen parfümeri ve aroma terapide yaygın olarak kullanılır ve cildin daha iyi nemlendirilmesi için biyolojik katkı maddesi olarak kullanılır. Cava Kahvesi ST Plus Bu güçlü egzotik kahve özü ve cilt sıklaştırıcısı karışımı “portakal kabuğu görünümlü ciltleri” hedef alır ve cildin daha sık ve daha sabit renkli görünüme kavuşmasını sağlar. Alp Yosunu Bronzlaşmadan sonra oluşan hoşa gitmeyen kokunun önlenmesine yardımcı olur.

9 Haziran 2012

İce Tea seni bırakıyorum

Evet itiraf ediyorum ben bir ice tea koliğim.Bu yazıyı yazarken son ice tea'mi yudumluyorum.Şişenin dibini gördüm.

Gün boyunca beni sürekli olarak elimde ice tea ile görebilirsiniz hem de light falan da değil.Bugün düşündüm ki yediklerime ne kadar dikkat etsem de gün boyunca o kadar çok ice tea tüketip o kadar çok şekerli sıvı alıyorum ki gram kilo vermemem normal.Bu yüzden bir karar aldım ve bırakıyorum.

Bırakma sebeplerimi tek tek inceledim;
-Kilo veremiyorum
-Suyu çok az tüketiyorum
-Sigaranın iğrenç tadını ice tea ile bastırıyorum.Büyük salaklık işte belki ice tea'yi kesersem sigarayı da bırakabilirim su ile tadı çooooook iğrenç.
-Bütçeme de zarar günde 1-2 şişe gidiyor bu durumda ayda maks. 189 min. 94,50 TL sadece buna gidiyor .Owww çokmuş....
-Sigarayı da bırakırsam 195 ila 292 TL arası buradan tutarım etti mi sana yaklaşık 500 TL .

Bundan sonra ice tea yerine su içmeye karar verdim.Deneyerek göreceğim bakalım kilo veremememe sebep olan şey şekerli içecek tüketimi mi ?Ayrıca gün içerisinde sıvı olarak sürekli bu içeceği tükettiğim için su da çok içmiyorum.İyi olacak iyi birçok şeye yarayacak bu durum.

Bu arada sigarayı bırakanlar neler yaptınız anlatın bakalım .Destek bekliyorum sizlerden :))

Gelişmeleri bildireceğim

Herkese iyi geceler ...

5 Haziran 2012

Deborah BIOETYC EASY SUN

Sizlere daha önce Deborah'ın güneş serisini burada tanıtmıştım.Bugün serinin BIOTEYC EASY SUN 10 SPF ürünü ile tanışma fırsatım oldu.
 Ürün sprey formunda ,bu yüzden kullanım kolaylığı sağlıyor.Genelde tek başına kremlenmek zordur.Özellikle bacaklarınızın arkası ve sırtınızın bazı yerlerine ulaşamazsınız ve düzgün yanamazsınız.Sprey ürünleri tercih ederseniz işinizi kolaylaştırmış olursunuz.
 Şişede deodorantlarda olduğu gibi ilk açanın siz olduğu kilit mekanizması var.Yani sprey gibi değil deodorant gibi kullanıyorsunuz.Sıktığınızda sıvı bir kremle karşılaşıyorsunuz yani bir yağ değil bu bildiğiniz güneş kremi ancak biraz daha sıvılaştırılmış halde.

Ürünü denemek için ilk sıktığımda kokusu beni kendine aşık etti diyebilirim.Özellikle güneş kremlerinin kokusuna bayılan biri olarak çok sevdim bu kokuyu .Kokunun sırrı sanırım Frenk inciri.Frenk inciri ,zeytinyağı ve kapariden oluşan  ''Akdeniz güneş bakım kompleksi'' ile cildi nemlendiriyor diye özellikle belirtilmiş.

Bir diğer gözüme çarpan özellik ise çok çabuk emilmesi oldu.Sürdükten sonra vıcık vıcık bir yağ tabakası veya kayganlık hissi bırakmıyor.Çok çabuk emildi ve sanki hiçbirşey uygulamamışım gibi cildim kendi haline geri döndü.Plajda bile olsam yağlı ve vıcık vıcık bir şekilde üstüme birşeyler değmesin diye uğraşmaktan hiç haz etmiyorum.

UVA ve UVB koruması da mevcut.Bildiğiniz gibi sadece UVA koruması güneşin zaralı etkilerinden korunmak için yeterli olmuyor aldığınız ürünlerde mutlaka UVB korumasına da dikkat etmelisiniz.


Açıkçası bazı ürünleri sırf ambalajına bayılarak aldığım olmuştur.Bu tarz ürünler de nedense çok nadir memnun bırakır beni kendisinden.Bu ürün o nadir ürünler arasına girmeyi başardı benim gözümde. :)

Güneş kremi almayanlara veya yeni bir ürün denemek isteyenlere tavsiyemdir.Tatile gitmeseniz bile dışarıya çıkarken koruyucu ürün kullanmanız gerektiğini unutmayın kızlar :))Daha çok süslenicez cildi diri tutmak lazım :))

Ormanada’da StyleFit


Ormanada’da StyleFit

Sağlıklı bir yaşam ve fit bir vücut ile hayat kalitesini yükseltmek isteyen stil sahibi InStyle konukları
2 Haziran Cumartesi günü Zekeriyaköy’de Ormanada’nın yemyeşil bahçesinde, çok renkli bir organizasyon ile bir araya geldi: “StyleFit”

InStyle’ın ev sahipliğini üstlendiği StyleFit organizasyonunda sağlıklı yaşam ve fitness koçları Karen ve Tony Hill ile birlikte Eczacıbaşı Gayrimenkul Geliştirme Yatrırım’ın konut projesi Ormanada’nın Zekeriyaöy’deki yemyeşil bahçesinde derin bir nefes almak için buluşuldu.
Güzel bir cumartesi günü boyunca sağlıklı beslenmenin, spor yapmanın ve açık havanın keyfini çıkaran InStyle ve Ormanada’nın konukları müziğin ritmine ayak uydurarak “şehirde orman” konseptli Ormanada’da doğanın tadını çıkardı.











Ormanada’nın yeşil alanında Voit’in spor matları üzerinde sabah saatlerinde 2 saat egzersizler yapıldı. Tony ve Karen Hill konuklara hiçbir alet gerektirmeden, kişinin kendi bedenini kullanarak yapacağı hem eğlenceli hem de zorlayıcı egzersizler gösterdiler. 





 Daha sonra konuklar Karen Hill’in bugüne özel olarak belirlediği diyet mönüsünden oluşan sağlıklı bir öğle yemeği ile güne devam ettiler.

Tüm gün devam eden organizasyonda, davetliler Karen Hill’in de özellikle altını çizdiği şekilde sağlıklı bir yaşam için bol bol su içtiler. Kestane suyun cam şişeleri konukların elinden düşmedi. 

Güneşin altında yapılan spor sonrası Chakra’nın havluları ile tazelenen konuklar öğleden sonra Karen Hill’in doğru beslenme ve sağlıklı yaşama dair konuşmasını keyifle dinlediler. Hill, metabolizmanın doğru çalışması ve bedeni zinde tutmak konusunda bilinmesi ve uygulanması gereken konulara ilişkin detaylı ve çok bilgilendirici bir sunum gerçekleştirdi. 20 yıldır fitness ve doğru beslenme konusunda uzmanlaşan Karen ve Tony Hill stilini korumak isteyen InStyle konuklarına hatalı beslenme ve fitness alışkanlıklarını düzeltmeye yönelik değerli önerilerde bulundular.






StyleFit organizasyonunun en renkli anlarından biri ise Tony Hill’in öğle yemeği esnasında gerçekleştirdiği sürpriz canlı müzik performansı oldu. Frank Sinatra’dan Louis Armstrong’a kadar pek çok ünlü şarkıcının klasik eserlerini muhteşem sesi ile canlı olarak seslendiren Tony Hill, egzersizler sonrasında yorulan konuklara keyifli anlar yaşattı.





Ormanada Hakkında
Ormanada, Eczacıbaşı Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım tarafından, sürdürülebilir bir yaşam için, doğanın sadeliği ile modern mimariyi ve tasarımı buluşturmak üzere, konusunda önde gelen isimler tarafından planlandı. İstanbul’da Zekeriyaköy’de 220 dönümlük bir arazide bulunan Ormanada’da, şehirde ormanı, ormanda yaşamı bir arada yakalamak isteyenlerin sıcak komşuluk ilişkileri kurabileceği güvenli bir mahalle yaratılıyor.
188 adet beş farklı tip villa ve 81 adet 15 farklı tip sıra evleri ile farklı yaşam tarzlarına uygun alternatif ortamlar yaratan Ormanada, 25 dönüm yeşil alanı, 2500 metrekare sosyal yaşam alanı ve beş dönüm doğal tarım üretimi için ayrılan bostan bölümü ile “nefes alan” yemyeşil bir ada.
Şehir planlama, mimari tasarım, peyzaj mimarisi ve inşaat alanında uluslararası bilgi ve deneyime sahip Torti Gallas and Partners, Kreatif Mimarlık, Rainer Schmidt Landscape Architects, Koray İnşaat, Tekyol Plus işbirliğiyle hayata geçen ve yönetim ve işletimi Kanyon tarafından gerçekleşecek  Ormanda’da yaşam 10 ay sonra başlıyor.

InStyle Hakkında
“InStyle, ünlüleri, özel anlarını okuyucularla paylaşmaya ikna eden ilk dergi. InStyle Türkiye, güçlü editoryal yaklaşımı ve görsel zenginliği ile yayın hayatına başladığı ilk günden bu yana kadın dergi sektörüne ayrı bir heyecan kattı. Ünlüler ve onları güzelleştiren uzmanlarla okuyucular arasında samimi bir bağ kurmayı başaran dergi, moda, güzellik ve yaşam stili alanlarında güvenilir bir referans oldu.”
İçim Delemen
Yayın Direktörü, InStyle Türkiye

InStyle evreninin merkezindeki ünlü okurun kendisidir. Esas önemli olan okurumuzun yaşadığı kırmızı halı anlarıdır. Kişi çevresiyle iletişim kurarken kendine güvenen duruşu ve en gözde stiliyle - özel bir günde veya günlük hayatta - iletişim kurmanın keyfini çıkarır. Bu anlar kimi zaman bir restoranda veya kaldırımda yürürken, kimi zaman gece arkadaşlarıyla eğlenirken veya bir iş toplantısında hissedilir. InStyle her sayfasında okuruna ilham verir, yönlendirir ve kendi stili için harekete geçirir.


Mutlu Dergi Grubu Hakkında
Kendi alanında başarılı, öncü ve deneyimli kadrosu ile her zaman tarafsız, yenilikçi ve okuru ile dost bir yayın politikası izleyen Mutlu Dergi Grubu, sayısı her geçen gün artan bilinçli okur kitlesi ile bu yaratıcı ve yenilikçi yaklaşımı paylaşarak Türk dergicilik sektöründe kalitenin öncüsü olmayı başarmıştır. Dergi sektörünün en eski oyuncularından Boxer dergisine ek olarak, Time Inc işbirliği ile Türkiye’de lisanslı olarak yayınlamakta olduğu InStyle, InStyle Home, FORTUNE, People StyleWatch ve Sports Illustrated Swimsuit dergilerinin yanı sıra’in yanı sıra MSLO ile gerçekleştirdiği lisans anlaşması ile Martha Stewart Weddings dergisini Türk okurları ile buluşturmaktadır. Dijital yayıncılıkta boxerdergisi.tv ile yakaladığı erişim ve başarıyı; modern kadının yaşam rehberi olarak konumlanan Trendus.com kadın portalı ile Türkiye’de kadın web siteleri bünyesinde ürettiği kaliteli içerik ile fark yaratmayı başardı.
 Mutlu Dergi Grubu’nun 2011 yılında hedefi basılı ve dijital yayıncılıkta uluslararası standartlarda ve kaliteli yayınlarla Türk dergi ve internet kullanıcıları ile doğru ve tarafsız bir yayın politikası çerçevesinde buluşmaktır.
www.mdg.com.tr                 

2 Haziran 2012

Metal Alerisi

Alerjik bir bünyem var.Küçükken oyuncak lahana bebeğimin kokusu  yüzünden bütün cildim kabarmış zavallı bebeğimi 1 hafta boyunca bahçede havalandırmak zorunda kalmıştık ancak o zaman yanına yanaşabildim.Sonrasında boya alerjisi çıktı karşıma.En son geçen sene saman nezlesi ile karşılaştım.Küçükken yaşadığım koku ve boya ile ilgili alerjilerim geçti çok şükür ama saman nezlesi ve metal alerjisi kalıcı sanırım.

Metal alerjisi dediğim şey belki sizlerde de vardır bu konuda yalnız olduğumu sanmıyorum.Bu alerji alerjen metalin deriye teması ile derinin kaşıntı,kızarma,döküntü,su toplama,şişlik,doku hasarı gibi reaksiyonlar vermesine yol açıyor.

Bendeki durum ise sadece ve sadece kulaklarımda tepkisini gösteriyor.Kolye,saat vb. takılar bu tepkimeleri vermese de kulağıma taktığım gümüş veya altın olmayan her küpe kulaklarımda iltihaplanmaya ve yaralara yol açıyor.Birde şu ilk kulak deldirildiğinde takılan küpeler var ya onlar da alerji yapmayanlar arasında.Bunun dışında bijuteriden çeşit çeşit küpe alıyım takıyım gibi bir lüksüm olmuyor.Hep beğenip dayanamayıp alıyorum ama sonrası günlerce çektiğim acı ile sonlanıyor.Reaksiyonun başlaması maksimum 1 saat sürüyor.

Bu alerjiyi yaşayanlar varsa bir çözüm bulan var mı bu konuda kızlar paylaşırsanız çok sevinirim.Gümüş ve altın deyince seçenekler çok kısıtlı oluyor bijuteri tarzında çok güzel küpeler var oysa ki ...Bir ara oje sürsem değen kısımlara dedim ama ne kadar sağlıklı bilemedim iyice kötü olmasın bide...Sizlerden haber bekliyorum ...

Sevgiyle kalın...


13 Mayıs 2012

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi)

Seninle başım dertte ne yapsam bilmiyorum...

Son 1,5 yıldır saman nezlesi ile uğraşıyorum.Bütün yıl sürmekle birlikte özellikle polenlerin havada fink attığı şu dönemde iyice tavana vuruyor.İnsan ne yaptığından zevk alıyor ne de ne yaptığını anlıyor tam bir işkence...

Genetik etkenlerle de ortaya çıkabilen (ki bendeki genetik) bu iğrenç şey kişilerde burun tıkanıklığı,hapşırma nöbetleri ,sulu burun akıntısı,burun ve gözlerde kaşıntı,damakta ve gırtlakta kaşıntı,öksürük ve baş ağrısına sebep olabiliyor ve malesef bunların bir çoğu bir arada yaşanıyor.Yani bütün yazı burnunuz ağzı hafif açık kalmış musluk gibi şıp şıp damlayarak ,burnunuz ve gözleriniz kıpkırmızı ve ardı arkası kesilmeyen hapşırık nöbetleriyle geçiriyorsunuz.Bütün bir sonbahar yaz sezonu boyunca herkes size grip misin aman yaklaşmayalım diye geliyor ve siz onları kesinlikle bunun bir alerji olduğuna ikna edemiyorsunuz.

Tabi ki bu hastalığın tek sebebi polen değil.Havada uçuşabilen polen,mantar tozları,hayvan tüyleri,ev tozu gibi maddeler de bu alerjiyi ortaya çıkartabiliyor.

Bu gibi durumlarda mutlaka hastahaneye gidip bir alerji testi yaptırmak gerekli.

Bu test kolun iç kısmına alerjen  maddelerin ufak iğnelerle tatbik edilerek vücudun bu maddeye tepki verip vermediğini görmek amacı ile yapılıyor.Böylece neye alerjiniz olduğunu öğrenip o maddeye karşı önleminizi alıyorsunuz.

Örneğin ben bu testi yaptırdığımda kavak poleni,ev tozu ve hamam böceğine (bir insanın hamam böceğine  nasıl alerjisi olabilir bilmiyorum ama)alerjim olduğunu öğrendim ve bu durumda doktor evimde halı kullanmamam gerektiğini söyledi.

Şimdi halısız ev olmaz olur mu hiç,ama duyduğum kadarıyla halıların üzerine sıkılan bir ilaçtan bahsediliyor genelde astım hastaları bu ilaçtan evlerinde kullanıyorlarmış.

Sizlerinde bu hastalıkla ilgili bildiğiniz ,tecrübe ettiğiniz şeyler varsa yorumlarınızı bekliyorum...

4 Mayıs 2012

YAZ KAMPINA GİRELİM Mİ???

Aniden bastıran sıcaklarla birlikte kabak çekirdeği gibi açılıp saçılma sezonu başlamıştır.Eee hal böyle olunca  kış boyunca paltoların ,kazakların altına saklayıp yok ettiğimiz kat kat göbeklerimiz,sabah kahvaltılarına portakal niyetine beslediğimiz selülitlerimiz güneş görsün değil mi?Görsün görmesine de portakal mevsimi geçti kızlar şimdi incelme ve yaz bakımı zamanı...

Zaman zaman düşünüyorum da bu bakımlar hiç bitmiyor.Yaza hazırlık ,kışın soğuğuna karşı hazırlık,güneşten korunmaya karşı bakım,selülit bakımı ,diyet seansları ,ıdı da vıdı yani...Kadın milletinin bakımı bitmez...

Kadın kadın için süslenir bu bir gerçek.Şimdi hanginiz deniz kenarına gittiğinizde incecik ,pürüzsüz kavruk teniyle ortalıkta salınan ,sahilde bile manikürü pedikürü sürekli yenilenmiş ,bakımlı  kadın olmak istemiyorsunuz ki ?Gerçekleri konuşalım bunu bütün bayanlar içten içe istiyor tek sorun şu ki bakımlı olmak için fazla üşengeçiz.

Daha sonra kuaföre giderim ,daha sonra lazer yaptırırım,seneye incecik olucam vs. bir kere geçin bunları.Bu günü,bu seneyi,bu yaşı sadece bir kere yaşayacaksınız.Ertelemek yok!!

Yazımın bu kısmına kadar sıkılmadan geldiyseniz ve hala okuyorsanız ne mutlu.Sizin için hala bir umut var.O zaman başlayalım ...

Sizlere bir diyet listesi vermeyeceğim,bu doğru olmaz.Eğer probleminiz ileri boyutlarda ise mutlaka bir uzmana görünmeniz gerekiyor.Bu işi de doktorda bana liste verecek ben kendim de diyet yaparım diyerek geçiştirmeyin.Siz önemlisiniz ,sağlığınız önemli.Sağlığınızla oynamayın.Küçük kilo problemleri ve sıkılaşma için ise;

-Tatlıları ve abur cuburu hayatınızdan tamamen çıkartın.
-Hamur işleri ve beyaz ekmek asla ve asla olmasın
-Yemeklerinin yanında mutlaka bol salata olsun .
-Tamam açık havada kahvaltı çok keyifli ama.Kaymak ve şarküteri ürünlerine asla dokunma ve bu kahvaltıyı taze beyaz ekmekle yapma.Hiç anlamadan 1 ekmeği midene indirebilirsin.
-O su içilecek kaçış yok ! Kola ,çay falan değil su.Günde 2 litre.At çantana bir şişe aklına geldikçe iç.Bu aynı zamanda cildin için de yararlı.
-Çıkabiliyorsan sabahları,sabahları olmuyorsa akşam yemekten 1 saat kadar sonra tempolu yürüyüş yap.Vücut yağ yakmaya 20. dakikadan sonra başlar bunu da unutma...


Bunları düzenli olarak devam ettirdiğiniz sürece vucudunuzun sıkılaştığını ve inceldiğini farkediyor olacaksınız.Bunun dışında selülitler için çözüm arayanlara ise özellikle su ve yürüyüş ikilisini kesinlikle es geçmemelerini öneririm.Selülit yaşa ve kiloya bakmadan çoğumuzun en büyük dertlerinden olmaya devam ediyor.Cilt uzmanlarının dediğine göre selülit önleyici kremler selülit oluşumundan önce kullanılmalı ki önleyici olsun yani var olan selüliti gidermede etkili olamıyorlar.Bu sebeple yol yakınken selülitiniz yoksa bile başlayın derim.

Aşağıdaki tablodan selülitlerinizin hangi seviyede olduğunu öğrenebilirsiniz.

Hadi bakalım çalışmaya başlayalım .Bu sefer pazartesiyi beklemiyoruz hemen yarın cumartesi başlıyoruz...






25 Eylül 2011

Dikkat Dikkat Çok Önemli!!!

Herkesin izlemesi ve izlettirmesi gereken videolar ...Hepsini mutlaka izleyin...